


Ağız ve diş sağlığının temeli diş etleridir. Sağlıklı, pembe ve sıkı diş etleri olmadan ne estetik bir gülüşten ne de uzun ömürlü dişlerden söz etmek mümkündür. Periodontoloji; dişleri çevreleyen dokuların – yani diş eti, kemik ve destek dokuların – sağlığını koruyan ve hastalıklarını tedavi eden diş hekimliği dalıdır.
Diş eti hastalıkları (periodontal hastalıklar) toplumda en sık görülen ağız sağlığı problemlerindendir ve çoğu zaman sinsi ilerler. Başlangıçta yalnızca hafif bir kanama veya hassasiyet şeklinde ortaya çıkabilirken, tedavi edilmediğinde diş kaybına kadar gidebilen ciddi sonuçlar doğurabilir.
İstanbul, Üsküdar, Altunizade’de hizmet veren Nermin Özer Cantekinler Diş Kliniği olarak periodontoloji alanında güncel tedavi yöntemleri ve biyouyumlu, kaliteli materyallerle diş eti sağlığınızı korumayı ve kalıcı çözümler sunmayı hedefliyoruz. Çünkü sağlıklı bir gülüş, önce sağlıklı diş etleriyle başlar.
Periodontoloji, dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların (periodontal dokuların) hastalıklarını teşhis ve tedavi eden uzmanlık alanıdır. Bu dokular şunlardır:
Diş eti (gingiva)
Diş kökünü çevreleyen kemik
Periodontal ligament (diş ile kemik arasındaki bağ dokusu)
Sement dokusu
Bu yapılar birlikte dişin ağız içinde sağlam şekilde tutunmasını sağlar. Bu dokularda oluşan enfeksiyonlar veya iltihabi süreçler, zamanla dişin sallanmasına ve hatta kaybına neden olabilir.
Diş eti hastalıklarının temel nedeni bakteriyel diş plağıdır. Günlük ağız bakımının yetersiz olması durumunda diş yüzeyinde biriken plak zamanla sertleşerek diş taşına (tartar) dönüşür. Diş taşı, diş eti ile diş arasında bakterilerin daha kolay çoğalabileceği bir ortam oluşturur.
Başlıca nedenler şunlardır:
Yetersiz ve düzensiz diş fırçalama
Diş ipi ve ara yüz temizliğinin yapılmaması
Sigara kullanımı
Hormonal değişiklikler (gebelik, ergenlik, menopoz)
Diyabet gibi sistemik hastalıklar
Genetik yatkınlık
Stres
Uygunsuz yapılmış dolgu ve kaplamalar
Diş eti hastalıkları sadece ağız içinde sınırlı kalmaz. Bilimsel çalışmalar, periodontitis ile kalp-damar hastalıkları, diyabet ve bazı sistemik rahatsızlıklar arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Bu nedenle diş eti sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır.
Gingivitis, diş eti hastalıklarının en erken ve geri dönüşümlü evresidir. Bu aşamada iltihap yalnızca diş eti dokusuyla sınırlıdır, kemik kaybı yoktur.
Belirtileri:
Diş fırçalarken kanama
Diş etinde kızarıklık
Şişlik
Ağız kokusu
Hafif hassasiyet
Erken dönemde yapılan diş taşı temizliği ve profesyonel bakım ile gingivitis tamamen tedavi edilebilir.
Gingivitis tedavi edilmezse periodontitise ilerleyebilir. Bu aşamada enfeksiyon diş eti altına iner ve dişi destekleyen kemik dokusunda yıkım başlar.
Belirtileri:
Sürekli diş eti kanaması
Diş eti çekilmesi
Dişlerde sallanma
Dişler arasında açıklık oluşması
İleri derecede ağız kokusu
Apse oluşumu
Periodontitis, tedavi edilmediğinde diş kaybına yol açabilir. Ancak doğru planlama ve düzenli takip ile hastalık kontrol altına alınabilir.
Diş eti hastalıkları çoğu zaman ağrısız ilerler. Bu nedenle belirtileri erken fark etmek çok önemlidir. Aşağıdaki şikâyetlerden biri veya birkaçı mevcutsa periodontoloji muayenesi gereklidir:
Fırçalarken kanama
Diş eti çekilmesi
Diş boylarının uzamış görünmesi
Dişler arasında boşluk oluşması
Dişlerde sallanma
Kötü ağız kokusu
İltihaplı akıntı
Takma dişlerin uyumunun bozulması
Üsküdar ve çevresinde diş eti kanaması şikâyetiyle başvuran birçok hastamızda erken teşhis sayesinde cerrahiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde etmekteyiz.
Estedentium’da periodontoloji muayenesi detaylı bir klinik ve radyolojik değerlendirmeyi içerir:
Diş eti ölçümleri (cep derinliği ölçümü)
Kanama kontrolü
Diş mobilite (sallanma) değerlendirmesi
Röntgen ile kemik seviyesinin incelenmesi
Genel ağız hijyen analizi
Bu değerlendirme sonucunda hastalığın seviyesi belirlenir ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur.
Diş eti tedavisinin ilk ve en temel aşamasıdır. Diş yüzeyinde ve diş eti hattında biriken plak ve diş taşları özel ultrasonik cihazlar yardımıyla temizlenir.
Bu işlem:
Kanamayı azaltır
Diş etinin iyileşmesini başlatır
Ağız kokusunu giderir
Düzenli aralıklarla yapılan profesyonel temizlik, diş eti hastalıklarını önlemede en etkili yöntemdir.
Periodontitis vakalarında diş eti altındaki enfekte dokuların ve bakteriyel birikimlerin temizlenmesi gerekir. Bu işleme küretaj denir.
Küretaj sırasında:
Diş eti altındaki diş taşları temizlenir
Enfekte doku uzaklaştırılır
Kök yüzeyleri pürüzsüzleştirilir
Bu sayede diş eti tekrar dişe sıkıca tutunabilir.
İleri periodontitis vakalarında cerrahi müdahale gerekebilir. Flap operasyonunda diş eti kontrollü şekilde kaldırılır, enfekte alan temizlenir ve ardından diş eti tekrar yerine yerleştirilir.
Bu yöntem:
Derin cepleri azaltır
Kemik kaybının ilerlemesini durdurur
Uzun vadede dişlerin korunmasını sağlar
Güncel periodontoloji uygulamalarında lazer teknolojisi de kullanılmaktadır. Lazer destekli tedaviler:
Daha az kanama sağlar
Daha konforlu bir iyileşme süreci sunar
Bakteri yükünü azaltır
Kliniğimizde modern tedavi teknikleri ile hastalarımıza minimal invaziv çözümler sunulmaktadır.
Diş eti çekilmesi hem estetik hem fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Hassasiyet, kök yüzeyinin açığa çıkması ve estetik kaygılar en sık görülen problemler arasındadır.
Tedavi seçenekleri:
Bağ dokusu grefti
Serbest diş eti grefti
Rejeneratif cerrahi teknikler
Amaç, kaybedilen dokunun mümkün olduğunca geri kazanılması ve diş kökünün korunmasıdır.
Estetik diş hekimliğinin temeli sağlıklı diş etleridir. Porselen lamina, zirkonyum kaplama veya implant uygulamalarından önce diş eti sağlığı mutlaka değerlendirilmelidir.
Sağlıksız diş etleri:
Kaplamaların kenar uyumunu bozar
Renk geçişini etkiler
Estetik görünümü olumsuz etkiler
estedentium olarak estetik uygulamalardan önce periodontolojik stabiliteyi sağlamayı öncelikli prensip kabul ediyoruz.
İmplant tedavisi planlanan hastalarda diş eti ve kemik sağlığı büyük önem taşır. Periodontal hastalık kontrol altına alınmadan implant uygulaması yapılması, implant kaybına yol açabilir.
Bu nedenle:
Öncelikle aktif enfeksiyon giderilir
Kemik seviyesi değerlendirilir
Gerekirse kemik grefti uygulanır
Sağlıklı bir diş eti zemini, implantın uzun ömürlü olmasının temel şartıdır.
Diş eti hastalıkları büyük oranda önlenebilir rahatsızlıklardır. Bunun için:
Günde en az iki kez doğru teknikle diş fırçalama
Diş ipi veya ara yüz fırçası kullanımı
Antiseptik gargara kullanımı
6 ayda bir diş hekimi kontrolü
Profesyonel diş taşı temizliği
Düzenli bakım, tedaviden çok daha kolay ve ekonomiktir.
En sık sorulan sorulardan biri budur: “Diş fırçalarken kanama normal mi?”
Hayır. Sağlıklı diş eti kanamaz. Kanama, genellikle bir iltihap belirtisidir. Kanama olduğu için fırçalamayı bırakmak yerine, doğru teknikle temizliği sürdürmek ve bir periodontoloji muayenesi yaptırmak gerekir.
Günümüzde kullanılan lokal anestezi teknikleri ve modern cihazlar sayesinde diş eti tedavileri konforlu şekilde gerçekleştirilmektedir. Küretaj ve cerrahi işlemler sırasında hasta ağrı hissetmez. İşlem sonrası hafif hassasiyet görülebilir ancak bu durum geçicidir.
Tedavi edilmeyen diş eti hastalıkları:
Kemik kaybına
Dişlerde sallanmaya
Diş kaybına
Sürekli ağız kokusuna
Estetik bozulmaya
neden olabilir. Ayrıca sistemik sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Erken teşhis, dişlerinizi korumanın en güvenli yoludur.
İstanbul Anadolu Yakası’nda, özellikle Üsküdar ve Altunizade bölgesinde diş eti kanaması, diş eti çekilmesi ve periodontitis şikâyetiyle başvuran hastalar için kliniğimizde kapsamlı değerlendirme ve kişiye özel tedavi planı sunulmaktadır.
Nermin Özer Cantekinler Diş Kliniği olarak amacımız:
En kaliteli ve biyouyumlu materyalleri kullanmak
Güncel ve kanıta dayalı tedavi yöntemlerini uygulamak
Doğal, uzun ömürlü ve estetik sonuçlar elde etmek
Diş eti sağlığını yalnızca bir tedavi süreci olarak değil, uzun vadeli bir koruma programı olarak ele alıyoruz.
Diş eti kanamasının temel nedeni, diş yüzeyinde biriken mikrobiyal dental plaktır. Plak temizlenmediğinde diş etlerinde iltihaba (Gingivitis) yol açar. Ayrıca sert fırçalama, vitamin eksiklikleri veya hormonal değişimler de kanamaya neden olabilir. Eğer diş etleriniz fırçalarken kanıyorsa, bu bir enfeksiyon belirtisidir ve profesyonel temizlik gerektirir.
Hayır, profesyonel diş taşı temizliği diş minesine kesinlikle zarar vermez. Aksine, temizlenmeyen diş taşları (tartar), diş minesinin altındaki destek dokuların yıkımına ve diş kaybına neden olur. Kliniğimizde kullandığımız ultrasonik cihazlar sadece yüzeydeki birikintileri titreşimle uzaklaştırır, dişin kendi dokusuna dokunmaz.
Maalesef diş eti çekilmesi kendi kendine iyileşebilen bir durum değildir. Çekilen doku genellikle geri gelmez; ancak tedavide amaç çekilmeyi durdurmak ve açığa çıkan kök yüzeyini korumaktır. İleri seviyelerde, kliniğimizde uyguladığımız diş eti grefti (doku nakli) gibi cerrahi yöntemlerle çekilen bölge tekrar kapatılabilmektedir.
Evet, kronik diş eti hastalıkları (Periodontitis), ağız kokusunun (halitosis) en yaygın nedenlerinden biridir. Diş eti ceplerinde biriken bakteriler, kükürtlü bileşikler salgılayarak rahatsız edici bir kokuya yol açar. Dil temizliği ve diş fırçalama bu kokuyu maskeler ancak kalıcı çözüm enfeksiyonun tedavi edilmesidir.
Dişin sallanma derecesine ve kemik kaybı miktarına bağlı olarak dişin kurtarılması mümkündür. Periodontal tedavilerle diş çevresindeki iltihap kurutulur ve dokuların sıkılaşması sağlanır. Eğer kemik desteği çok kritik seviyenin altına düşmediyse, çeşitli splint (sabitleme) yöntemleri ve kemik tozları ile diş ağızda tutulabilir.
Genel kabul gören süre 6 ayda bir yapılan düzenli kontrollerdir. Ancak tükürük yapısı hızlı diş taşı oluşturmaya müsait olan kişilerde veya agresif diş eti hastalığı geçmişi olan hastalarda bu süre hekim kararıyla 3-4 aya indirilebilir.
Diş eti hastalıkları doğrudan "bulaşıcı" kategorisinde olmasa da, hastalığa neden olan bakteriler tükürük yoluyla geçebilir. Uzun süreli yakın temas (ortak çatal-kaşık kullanımı, öpüşme vb.) bakterilerin transferine neden olabilir. Bu nedenle aile bireylerinden birinde şiddetli diş eti sorunu varsa, diğer üyelerin de kontrol edilmesi önerilir.
Diyabet ve diş eti hastalığı arasında çift yönlü bir ilişki vardır. Kontrol altına alınamayan şeker hastalığı, diş eti iltihabının şiddetini artırır; aynı şekilde ağızdaki şiddetli bir enfeksiyon da kan şekerinin dengelenmesini zorlaştırır. Diabet hastalarının diş eti kontrollerini asla aksatmaması gerekir.
Hamilelikte diş eti kanaması sık görülür ancak "normal" kabul edilip ihmal edilmemelidir. Değişen hormonlar diş etlerini iltihaba daha yatkın hale getirir (Hamilelik Gingivitisi). Anne adayının diş eti sağlığı, bebeğin genel sağlığı ve doğum ağırlığı üzerinde bile etkili olabilmektedir.
Evet, lazer teknolojisi periodontolojide iyileşme sürecini hızlandırır ve konforu artırır. Lazer ışınları, derin ceplerdeki bakterileri yüksek oranda sterilize eder, kanamayı azaltır ve dikiş gerektirmeyen müdahalelere imkan tanır. Altunizade’deki kliniğimizde gelişen bu tıp tekniklerini aktif olarak kullanmaktayız.
Diş eti sağlığı, estetik ve fonksiyonun temelidir. Sağlıklı diş etleri olmadan kalıcı bir gülüş tasarımı mümkün değildir. Periodontoloji tedavileri sayesinde:
Dişlerinizi koruyabilir
Estetik görünümünüzü iyileştirebilir
Ağız kokusundan kurtulabilir
Uzun yıllar sağlıklı bir ağıza sahip olabilirsiniz
estedentium çatısı altında, bilimsel yaklaşımla ve hasta memnuniyetini merkeze alan anlayışımızla, diş eti hastalıklarının teşhis ve tedavisinde güvenilir çözümler sunuyoruz.
Unutmayın: Sağlıkla ışıldayan bir gülümsemeye paha biçilemez.
Diş eti kanaması, çekilme veya ağız kokusu şikâyetiniz varsa, erken teşhis için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı diş etleri, güçlü ve doğal bir gülüşün ilk adımıdır.
2008 yılından bugüne, İstanbul, Üsküdar, Altunizade’de yer alan kliniğimizde, başta estetik diş hekimliği olmak üzere, konservatif ve invazif tedaviler dahil, tüm ağız ve diş hastalıkları tedavileri hakkında, gelişen tıp tekniklerini kullanarak hizmet vermekteyiz.
Copyright © 2026 All Rights Reserved.